17 Nisan 2011 Pazar

Stephen Hawking


kaynak: xkcd.com

Entr-Designs #5




kaynak: yanko design

15 Nisan 2011 Cuma

Cancun #2

Cancun'daki otel bölgesinden ve şehir merkezinden bahsetmiştik. Şimdi son kısımdan bahsetme zamanı.

Cancun Çevresi

Chichen Itza: Çevre şehirlerden Chichen Itza'da dünyaca ünlü antik Maya şehri ve Kukulcan Piramidi bulunuyor. Bu piramit aynı zamanda dünyanın yeni 7 harikasından biri. Arabayla Cancun'dan 2.5 saat, paralı-parasız demeden kesinlikle otobanı kullanın, diğer yol çok rezil. Bakmayın 2 cümlede geçtiğime; kelimelerle buranın değeri anlatılamaz, Cancun'a geldiyseniz burayı görmek zorunludur.


Valladolid: Burası, Meksika dışında biraz da Yucatan kültürü istiyoruz diyenlere. Yucatan baharatlı yemekleriyle meşhur. Domuz eti sık kullanılıyor; ancak diğer yemekler de bir o kadar başarılı. Valladolid'de sevimli ve sıcak bir kasaba havası var. Hem sakin hem de ışıklı, canlı. Bizim orada bulunduğumuz gün ise, Dia de los Muertos'ten birkaç gün sonrasıydı ve o günden kalma dekoratif güzellikleri de görme şansımız oldu.


Tulum: Benim bir teorim var: Gençler sürekli arayışta olduğundan yeni ve güzel yerleri keşfediyorlar. Bir süre sonra yaşlı veya daha paralı insanlar bu yerin popülaritesinden dolayı orayı ziyaret etme gereği duyuyorlar. Bu talebi karşılamak adına bu bölgeye oteller, tatil köyleri ve seyahatçi gençlerin nefret ettiği bilimum yapılar inşa ediliyor; gençler de buradan kaçıp yeni yerler keşfediyorlar. Ve döngü yeniden başlıyor. Evet, Türkiye'deki Bodrum-Çeşme-Olimpos'un başına gelenler bunlar. Ya da Taksim'de Nevizade-Fransız Sokağı-Asmalı Mescit'in başına gelenler de.

İşte "Playa Del Carmen" ve "Tulum" isimli iki şehir, Cancun'un endüstrelize halinden kaçan gençlerin Meksika'daki yeni adresleri. Cancun'a Playa Del Carmen yarım saat, Tulum ise 1.5 saat mesafede. Ben daha çok Tulum'da vakit geçirdim ve söylemeliyim; burası da en az Cancun kadar canlı. Üstelik rahat tavırlara sahip genç popülasyonu burada daha yüksek. Daha da ilginç bir deneyim ise 'Cenotes'. Bu mistik mağaraların hem görülmeye değer bir atmosferi var, hem de meraklılara snorkelling yaparak su altındaki yazıtları gözlemleme şansı veriyorlar. Yalnız tatlı suda yüzmenin tuzlu sudaki kadar kolay olmadığını hatırlatmak lazım.


Evet, dediğim gibi Cancun ve çevresinde 1 haftalık tatili dolu dolu, hatta geride yapılması gereken şeyleri bırakarak geçirebiliyor insan. Bence en güzel yanı da, bu şehir insana hem eğlence, hem kültür, hem yiyecek-içecek keyfi, hem de sıcak insanlar sunuyor. Gidiniz, eğleniniz.

Cancun #1

Cancun... Amerikan (ABD) üniversite öğrencileri arasında fazlasıyla popüler olan Cancun için yaygın bir söylem var: "I went, I partied, I don't remember". Gerçekten de Cancun sınır tanımayan bir gece hayatına sahip; ama sadece bunu görmek haksızlık etmek olur, çünkü bundan çok daha fazlası var.

Öncelikle ucuz. Aslında diğer Meksika şehirlerinden pahalıdır; ama yakın mesafedeki diğer ülkelere kıyasla (bakınız; ABD, Küba, Bahamalar...) oldukça ucuz. Günlüğü 28$'a araba kiralamak, geceliği 10$'a hostelde kalmak mümkün. Nefis ve tabağı 2$'lık Meksika yemeklerine girmiyorum bile.

Ya da giriyorum.. Meksika'ya gidip yemeklerden bahsetmemek saçma olurdu: Türkiye'de de bol bol bulacağınız bazı yemekler; burrito, quesedilla, chimichanga... Popularitesinden dolayı bu yemekleri yemiş olabilirsiniz, bu yüzden başka şeyleri de denemekte fayda var. Bildiğiniz bizim sulu et yemeklerini de yanında Meksika fasulyesi ve jalapeño'larla servis ediyorlar ve gayet de güzel oluyor. Benim tavsiyem ise "Agua de Jamaica": Jamaika çiçeğinden yapılma bu meyve suyu çok lezzetli. Bir de "Ochata" var; bu da pirinçten yapılma ve biraz daha tatlı/şekerli oluyor ve yemekten sonra içmek daha keyifli oluyor. "Tecate" isimli birası da pek lezzetli.

Cancun'u 3 parçada anlatmak lazım: Zona Hotelera, şehir merkezi ve çevresi.

Zona Hotelera

Cancun'un ticari bölgesi. 26 km'lik bir şerit boyunca Yucatan yarımadasının dışına doğru uzanan ve denizin bir kısmını göl haline getiren ince doldurma kara parçası. Daha iyi canlandırabilmek adına şöyle anlatalım:


Bu bölgede onlarca devasa otel, gece kulübü, plaj ve restoran var. Oldukça pahalı. Dünyada şöyle bir düzen var; gençler/sanatçılar bir yeri keşfeder, orada eğlenir, sonra para babaları/yaşlılar bunu görür, onlar da oraya gitmeye başlar, bu bölgeye yatırım artar, sonunda gençler sıkılır ve kaçmaya başlar. Cancun bu yola girmiş durumda. Yerel insanlarla konuştuğumda yaşlı profilin arttığını ve gençlerin daha çok çevre şehirlere (Playa Del Carmen, Tulum) takıldığını duydum. Ha, bu Hotel Zone'daki gece hayatının dünyadaki en çılgınlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Gece kulüpleri konseptli ve dağıtmak için iyi ortama sahipler; herkesin elinde marijuana var zaten, kokain çekenleri de yadırgamıyor insanlar. Dediğim gibi kontrolün kaybolduğu bir yer burası. Kısacası gece hayatı için Zona Hotelera.

Şehir Merkezi (Downtown)

Şehir merkezi daha yerel kültürü yaşayabileceğiniz bir yer. Nefis yerel yemeklerin yanında yerel bira Tecate'yi yanına tuz bulaştırılmış (bu da buraya özgü bir uygulama) bir şekilde içebilirsiniz. Burada da gece hayatının Zona Hotelera'dan altta kalır yanı yok. Tek farkı, müzikler artık İspanyolca'dır ve danslar anlayamayacağımız tarzda, ilginçtir (zıplaya zıplaya, döne döne :) ). Ama yine de eve ancak sabah 8'de dönebilirsiniz.


Bir şehrin hissini en çok sokaklar verir. Cancun'da ruhu olan sokaklar pek yok, zaten Amerika kıtasının tamamındaki geniş caddeler genelde buna izin vermez. Yine de arka plandaki müzik ("llamado de emergencia") ABD etkisinde ticarileşmekte olan bu şehirde farklı bir ruh da varolduğunu koyuyor ortaya.

Cancun çevresini ise ayrı bir post ile anlatalım.

Entr-Designs #4





kaynak: yanko design